Nişantaşı Meslek Yüksek Okulu, geçen yıl ilk öğrencilerini aldı. Bu yıl hazırlıktan mezun olan öğrenciler, ilk ders yılına başlıyor. Aynı zamanda yeni öğrencilerinin kaydını da alıyor.

Okulun sağladığı imkanları sayınca ütopik, gerçeğe uzak gelebilir. Haklısınız da. İnsan inanmakta zorlanıyor. Sigorta, işsizlik maaşı, akıllı okul konseptinde tablet pc’lerde eğitim, iş garantisi… Biz de okulun sağladığı tüm bu imkanları konuşmak üzere Nişantaşı Meslek Yüksek Okulu’nun kurucusu ve mütevelli heyeti başkanı Levent Uysal’ın kapısını çalıyoruz. Anlattıkları ilginç ve cazip. Ancak uygulamada ne kadar başarılı olacağını da zaman gösterecek. Anlatıyor.

Levent Uysal, Çukurova Üniversitesi’nin kurucularından Doç. Dr. Cevdet Uysal’ın oğlu. Babası Mersinli, annesi Kayserili. Babası, uzun yıllar hem akademik kariyer yapmış hem de devlet planlama alanında çalışmış. 16 yıl Stutgart Üniversitesi’nde ders verdikten sonra Türkiye’ye döndüğünde de Çukurova’nın yapılanması için çalışmış. Yaşamını yitirmeden önce ailesine de önemli bir vasiyet bırakmış. “Buradaki mal varlığımıza ihtiyacınız olmadığında bir okul yaptırın, eğitime ağırlık verin.”

Oğlu Levent Uysal ise İşletme mezunu, yaklaşık 25 yıl, sektörde pek çok önemli şirkette üst düzey yöneticilik yapmış. Babasının vasiyeti kulağının bir ucunda dursa da kendi alanında çalışmaya devam etmiş. Ancak sonra elinde çantasıyla uzman yardımcısı olarak başladığı iş hayatını, Türkiye’nin en büyük telekom şirketinin satış direktörüyken bırakmış. Son dönemde yönettiği para 4 milyar 500 bin dolar. “42 yaşında, hayatımda farklı bir döneme girdim. İş dünyası, manevi tarafın olmadığı, insanların rakamlarla değerlendirildiği bir sektör. Bu bana zevk vermemeye başladı. Yapacak hiçbir şeyim de kalmamıştı” diyerek anlatıyor geçiş dönemini. Bu dönemde de eğitime ağırlık veriyor.

Kendisini eğitim destekçisi olarak tanımlayan Uysal, meslek yüksek okulunu açarken de sektördeki deneyimlerinden yararlanıyor. O yüzden okulda yüzde 30 teorik, yüzde 70 pratik eğitim veriliyor. Sektördeki partnerleriyle ortaklaşa çalışarak, derslerden sonra öğrencileri işe gönderiyor, staj yaptırıyor. Hatta kurumda çalışan 45 öğrenci de var. Çeşitli birimlerde öğrencilerin çalışmasını sağlayarak, onlara sigorta imkânı ve maddi destek de sağlanıyor. Diğer yandan 520 öğrenciden yaklaşık 250’si de farklı alanlarda staj yapıyor ve yine onların da sigortası yapılıyor. “Amacımız, öğrencilerimizi erken yaşta SSK ile tanıştırmak” diyor Uysal.

Okulda 13 bölüm var. Her biri de sektörle iç içe. Örnekse lojistik bölümüne lojistik firması olan bir öğretmen ders veriyor. Çünkü hem akademik hem de sektör içinden hocaları tercih ediyorlar. Uysal, “hani derler ya, attan düşmeyi attan düşene soracaksın diye. Biz bunu önemsiyoruz. İş hayatı içinde aranılan çalışan olmaları için sektörde tüm yaşananları, uygulamalı ve projeli olarak sunuyoruz” diyerek anlatıyor.

Akıllı okul uygulaması da Türkiye’de ilk kez burada uygulanıyor. Ders konuları, tablet pc’lere yükleniyor, öğretmenlerle karşılıklı iletişim kurularak yapılıyor.

Kurum, bir aile gibi. Zaten Uysal ailesinden üç kişi aktif çalışıyor. Öğrencilerin her birini tanıyor, aileleriyle iletişim halindeler. İstedikleri henüz öğrencilikte başlayan ciddi hayat kaygılarını, okula başlamadan akıldan çıkarmak. Örnekse, okuldan mezun olan bir öğrenci, sektörel bir daralma sonucu işsiz kaldı ya da işyeri kapandı. Tekrar okuluna dönüp, insan kaynakları atölyesi departmanıyla iletişim kuruyor, yeni bir iş bulmak üzere birlikte çalışıyorlar, araştırıyorlar. İşsiz kaldığı süre boyunca altı ay süreyle aylık bin TL işsizlik maaşı veriyor okul.

Tüm bunların karşılığı elbette ki var. ÖSS’nin ilk aşamasından 140 puan alan herkes okula başvurabiliyor. Yıllık harcı ise 8 bin TL. Ancak Uysal, öğrencilerini burslarla desteklediğini, ekonomik sorunların okumaya engel olmaması için ellerinden geleni yaptıklarını söylüyor. “Zaten kontenjanın yarısı yüzde yüz ya da yüzde elli burslu. Yeni aldığımız yönetim kurulu kararına göre de her öğrenci yüzde 20 bursla başlıyor okula.”

Gelecek dönem hedefleri mi? Çok ciddi bir yatırım yapmış Uysal ailesi. Ancak önümüzdeki yıllarda da hız kesmemeye odaklılar. 2012 yılında İstanbul’da Nişantaşı Üniversitesi’ni açmayı, sonraki adımlarda da New York ve Londra’da Nişantaşı Üniversitesi kurmayı hedefliyorlar.

KAYNAK

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/nisantasinda-bir-akilli-okul-281320