“Çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlarız?”

Gelecekle ilgili insanoğlunun ‘Makineler insanın bir fazlalık olduğunu düşünebilir mi?’, ‘Çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlarız?’ gibi birçok soru bulunuyor. Levent Uysal’da bu soruları, yazdığı ‘5.0 Önde Başlamak’ adlı kitabında yanıtladı.

Nişantaşı Eğitim ve Kültür Vakfı (NEV) Kurucusu Dr. Levent Uysal’ın gelecekle ilgili kurulan düşünceleri ele aldığı ‘5.0 Önde Başlamak’ kitabı çıktı. Raflarda yer alan ‘5.0. Önde Başlamak’, gelecek, gençlik ve liderlik kavramlarının çok boyutlu ve kapsamlı bir analizini sunuyor.https://00539b86fed4eaaf76992ef4ab032ec8.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

Gelecekle ilgili düşünceler, hayaller, ütopik ya da distopik yorumlar tarih boyunca tüm insanlığın sorguladığı konuların başında geliyor ve hep şu tür sorular soruyor: Makineler insanın bir fazlalık olduğunu düşünebilir mi? Gelecek; ütopik mi gelecek, distopik mi? Çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlarız? Peki, siz içinizdeki dâhiyi nasıl uyandırabilirsiniz? Sorular çok, cevaplar ise karmaşık. Gelecekle iddiaya girmek ise hep çok riskli. Dünün ve bugünün gelişmelerine bakıp yarınları yorumlamak insanoğlunun gelişim süresince en çok dert edindiği meselelerden. Tüm bu tartışmalardan yola çıkarak, üretken ve yaratıcı bir gelecek tasavvur eden Uysal, eğitim alanındaki kapsamlı deneyimini kitabına yansıttı. Geleceğin ancak ve ancak geçmişten yola çıkarak yaratılabileceğini savunan Uysal, kitapta kendi hayatından kesitlere de yer veriyor. İş hayatını çok küçük yaşlarda dedesinden öğrendiğini belirten Uysal, şunları anlattı:

‘BU BİR 5.0 KİTABI’

“Babam eğitimci ve ‘gelecekçi’ydi. Bu farklı yönler bende de yeşerdi. Etrafınıza bir bakın. Artık; eğitim 5.0, gelecek 5.0, toplum 5.0, insan 5.0… var. Anlayalım; 4.0’lar bitti, 5.0 evresindeyiz. Tüm bu 5.0 olgularının temelinde ise eğitim 5.0 ve eğitimin geleceği var. Eğitimin geleceğini bu kitapta anlattık ve şunu söyledik: Geleceğin eğitimi; öğrencinin okula uyum sağlamaya çalıştığı değil, öğrenimin her öğrenciye yönelik farklılaştırılmış bir sistem içinde uyum sağladığı bir yapıya geçişiyle mümkün olacak; öğrenme kişiselleşecek ve öğrenci temelli hale gelecek; öğrenci, müfredatta daha fazla söz sahibi olacak ve kendini keşfedebilecek. Gelecekte insanın özü olacak. İyilik, kötülük, iyi sosyalleşme, değişim… Yani insanda ne varsa gelecekte de o olacak. O gelecekte insan olsa da, olmasa da insanın özü olacak. Bizim hayalini bile kuramadığımız bir gelecek, çocuklarımız için sıradan olacak. Bunu unutmamalıyız, bizim aklımız almıyor, biz göremiyoruz diye; onları düne ve bugüne bağlı bırakmayalım. Gençliğin algısı, bakış açısı, yetenekleri çok daha fazla ve bize göre çok farklı. Bırakalım bu yenilikleri, yarını, değişimi onlar keşfetsin, onlar yaratsın ve yönetsin. Hem artık toplum, bireylerden çok daha fazlasını talep ediyor, bu talebi karşılayamayanlar ne yazık ki başarısız olacak. Bu yalnızca bireysel bir başarısızlık değil, toplumsal bir başarısızlık. Bu sebeple hepimize iş düşüyor, hepimiz önce kendimizi değiştirerek ve geliştirerek yola başlamalıyız. Gelecek ancak bu şekilde gelecek! Bir son olarak esas kuralı söyleyelim. Nedir biliyor musunuz? Maneviyatı olmayan hiçbir şey sürdürülebilir değildir. Tüm gelecekler de buna dahil.”

SABAH.COM.TR

https://www.sabah.com.tr/egitim/2021/04/08/cocuklarimizi-gelecege-nasil-hazirlariz